Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Aktaş tarafından kaleme alınan ve yoğun bir alan araştırmasına dayanan “Diaspora Ézidîleri” isimli eser, sosyoloji ve din araştırmaları alanında dikkatleri üzerine çekiyor. Eseri inceleyen Siirt Üniversitesinden Sosyolog Zekeriya Menak, çalışmanın modernleşme, göç ve kimlik inşası süreçlerinde Ézidî toplumunun geçirdiği dönüşümü anlamak açısından kritik bir kaynak sunduğunu belirtiyor.
Kadim İnançların Modernleşme Ve Göçle İmtiyazlı Sınavı
Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının kadim inanç kimliklerinden beslenerek günümüze ulaşan yapıların bilimsel araştırmalara açık olduğunu ifade eden Zekeriya Menak, modernleşme sürecinin bu topluluklar üzerindeki etkisine değiniyor. Kapalı toplulukların ve özel kimliklerin modernleşme sürecindeki seyri hakkında değerlendirmelerde bulunan Menak, Doç. Dr. Ahmet Aktaş’ın çalışmasının uzun bir sürece ve saha emeğine dayandığını aktarıyor. Nüfusu ve nüfuzu görece az olan Ézidîlerin diaspora deneyiminin sosyolojik açıdan göz ardı edilemeyecek bir olgu niteliğinde bulunduğunu vurguluyor.
2014 yılında terör örgütü DEAŞ’ın Yezidi toplumuna yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından konunun uluslararası bir boyut kazandığına dikkat çekilen değerlendirmede, bu süreç sonrasında Avrupa’nın, özellikle de Almanya’nın ana diaspora merkezi haline geldiği kaydediliyor.
Eser İki Ana Bölümden Oluşuyor
Kitabın içeriğine dair detayları paylaşan Menak, eserin ilk bölümünde Ézidîlik inancı, teolojik özgünlüğü, ritüelleri, kutsal mekanları ve coğrafi dağılımına ilişkin temel bilgilerin sunulduğunu bildiriyor. Tarihsel süreçte Musul’un kuzeyi, Şengal Dağı, Duhok ve Laleş Vadisi merkezli bir varlık gösteren Ézidîlerin günümüzdeki nüfusunun yaklaşık 800 bin civarında olduğu, bu nüfusun yarısının Irak’ta, Türkiye’de ise ağırlıklı olarak Batman, Mardin, Şanlıurfa ve Diyarbakır’da yer aldığı bilgisi aktarılıyor. Göç hareketlerinin ise 1960’lardaki ekonomik sebepler ile 2014’teki saldırılar olmak üzere iki ana kırılma üzerinden şekillendiği ifade ediliyor.
Çalışmanın ikinci bölümünde ise 2024 yılında Almanya’da gerçekleştirilen nitel alan araştırmasının verilerine yer veriliyor. Bu bölümde; diasporada uyum, gerilimler, dini otorite yapılarının dönüşümü, toplumsal cinsiyet rolleri, kuşaklararası farklılaşma ve anavatana bakış gibi problem alanları analiz ediliyor.
Diasporadaki Gelecek Tasavvuru Ve Stratejik Tespitler
Almanya’daki Ézidî toplumunun geleceğe dair algılarına ilişkin üç farklı yaklaşımın öne çıktığı belirtiliyor. Toplumun bir kesiminin daha güçlü bir gelecek tasavvuruna sahip olduğu, bir kesimin eriyip yok olma endişesi taşıdığı, diğer bir grubun ise şartlı varoluş koşullarını gözeten temkinli bir tutum sergilediği ifade ediliyor.
Doç. Dr. Ahmet Aktaş’ın saha gözlemlerine dayanan tespitlerini aktaran Zekeriya Menak, Ézidîliğin geleceğinin modern eğitim ve kurumsallaşma imkanları ile geleneksel aktarım mekanizmalarının zayıflaması riski arasında şekilleneceğini vurgulayarak eserin sosyal bilimciler ve karar alıcılar için önemli bir referans niteliğinde olduğunu kaydediyor.







